Sadakat Projelerinde Mobil Uygulama Gerekliliği Technoface Mobil Yazılım Çözümleri

loyaltyCardMobileApp

Bir çok müşterimizle sadakat programlarının daha etkili olabilmesi için toplantılar yapıyoruz. Sadakat projelerinin daha fazla kişiye ulaşması için en etkili yolun iyi planlanmış, altyapısı güçlü mobil uygulama olduğu konusunda hemen hemen tüm müşterilerimiz ile aynı fikirdeyiz.

Peki sadakat projeleri ve bu projelerin başarılı olması bu kadar önemli midir? Bu sorunun cevabı “Pareto Kuralı” nda saklı. Vilfredo Pareto 1848- 1923 yıllarında yaşamış İtalyan iktisatçı ve sosyolog. Pareto 1900’lü yıllarda İtalya topraklarının %80’ine, İtalya nüfusunun %20’sinin sahibi olduğunu araştırıp buluyor. Sonrasında 80’e 20 dağılımının çok sık tekrarlandığını görüyor.

Örneğin, bir şirketin satışlarının %80’inin o şirketin müşterilerinin %20’si tarafından yapıldığı çok sık gözlemleniyor. Tam bu noktada sadakat programları özellikle markanın sadık müşterisi olan %20 üzerine hedeflenip markanın büyütülmesi için hızlı sonuçlar alabiliyor. Pareto kuralı ile ilgili daha fazla bilgi için Forbes’da yayınlanan bu yazıya bakabilirsiniz.

İstatistikler üzerinden devam edecek olursak, sadık müşteriler diğer müşterilere göre;

  • 2 kat daha fazla mağazayı ziyaret ediyorlar,
  • 3 ya da 4 kat daha fazla mağazada zaman geçiriyorlar,
  • Daha yüksek fiyatlı ürünler alıyorlar.

Elbette bu müşteriler markaya daha fazla güven duyuyor, ödeme ve satış sonrasında daha iyi bir deneyim istiyorlar.

Mobil Uygulama İhtiyacı

Tüketiciler markalardan ürün ve servisler hakkında alışveriş alışkanlıklarına uygun öneriler bekliyorlar. Markaların sadakat programı ve mobil uygulama bu noktada müşteri ile iletişimde merkez noktaya oturuyor.

Bunun yanında müşterinin değişen ihtiyaçlarının anlaşılması için de tüketiciden gelen datanın analiz edilmesi ve mobil uygulama ile entegre çalışması çok önemli. Örneğin bir süpermarket zincirinin daha önce çocuk bezi almayan bir müşterisinin 0-3 Ay çocuk bezi almaya başlaması sonrasında, bir bebeği olduğunu anlaması ve ona oyuncak, ıslak mendil gibi ürünleri indirimli vermesi sadık müşterilerin son derece hoşuna giden aksiyonlardır. Bunun kişisel bilgilere erişim konusunda müşterileri rahatsız edeceğini düşünebilirsiniz ancak yapılan araştırmalara göre çoğunluk bundan memnun görünüyor. Bu yazımızda kişisel bilgilerin markaya verilmesi ile ilgili bazı istatistiklerden bahsetmiştik.

Nasıl Olmalı?

Elbette markanın iyi bir stratejisi yoksa; mobil uygulama, içinde sadece kuponların olduğu bir uygulamaya dönebilir, nihayet tüketiciler tarafından silinebilir. Forrester’ın yaptığı bir araştırmaya göre markaların %60’ı mobili ilk üç stratejilerinden biri olarak görüyor, yarısı ise müşterilerini mobilden üzerinden tanımak için çaba sarfediyor.

Ülkemizde ise tüketicilerini mobil üzerinden tanıyabilecek güçlü altyapısı olan firma sayısı maalesef çok değil. Markalar mobil stratejilerini kurarken öncelikle CRM yazılımlarını toparlamalılar. Doğru bilgilerin olduğu, bir çok faydalı raporun alınıp dış sistemlerle iletişim haline geçebildiği hale getirmeliler. Strateji oluştururken önce sağlam bir altyapı sonra müşteriye dokunacak bir mobil uygulama olarak kurgulanmalı.

Etkili bir mobil sadakat uygulaması markaya özel (tailor made) hazırlanmış olmalı. Artık her sadakat kart uygulamasında olan indirim verme, mağaza lokasyonunu gösterme, ödüllerin kullanılıp kullanılmadığını raporlama gibi fonksiyonlar içermeli. Başarılı bir sadakat kart stratejisi kesinlikle mobil uygulamada noktalanmaz, müşteri ile etkileşimi arttırmak için mutlaka mağaza ile mobil stratejinin beraber düşünülmesi gerekir. Bunun için mağaza içinde ibeacon gibi teknolojilerle müşteri deneyimleri çok farklılaşabilir.

Mobil uygulamanızın nasıl geliştirildiği de çok önemlidir. Uygulamanızın için 3-4 ayda bir farklı geliştirmeler modüller koymanız, tüketici kullanımını düşünerek farklılaştırmanız, sürekli raporlarla indirilme sayılarını aktif kullanıcı sayılarını izlemeniz kritiktir.

Daha iyi bir müşteri deneyimi oluşturmanız temennisiyle…